Bir nükte-i mühimme ve bir sırr-ı ehem

İçerikler


  1. "Her bir kemâlin, her bir ilmin, her bir terakkiyatın ve her bir fennin bir hakikat-ı âliyesi vardır ki, o hakikat bir ism-i ilâhiyeye dayanıyor. Pek çok perdeleri ve mütenevvi tecelliyatı ve muhtelif daireleri bulunan o isme dayanmakla..." İzah?

  2. "Herbir fennin bir hakikat-i âliyesi var ki, o hakikat bir ism-i İlâhîye dayanıyor... Yoksa, yarım yamalak bir surette, nâkıs bir gölgedir." ifadesini izah eder misiniz, gölge olmasını nasıl anlamalıyız?

  3. "İşte sana üç misâl... Sâir kemâlât ve fünunu bu üç misâle kıyas et." Fenlerin hakikatinden maksat nedir? Örnekleri daha iyi anlamamız için metinde zikredilen fenlerle onların dayandıkları esmâ-i İlâhîye arasındaki münasebeti biraz açıklar mısınız?

  4. "Bütün esmânın bütün merâtibiyle tafsilen mazharı,.." Esmada mertebelerin olması ne demek, bilgi verir misiniz?

  5. "Hâtem-i divan-ı nübüvvet; ve bütün enbiyanın mu'cizeleri onun dâvâ-yı risaletine birtek mu'cize hükmünde olan enbiyanın serveri..." Efendimizn nübüvvet ve mu’cizâtının diğer peygamber-i i’zamdan çok daha üstün ve mükemmel olmasının örnekle izahı?

  6. "Hazret-i Âdem’e icmâlen talim olunan bütün esmânın bütün merâtibiyle tafsilen mazharı" ne demektir?

  7. "Kur'ân-ı Hakîm, beşerî, şimdiki terakkiyâtında pek çok geri kaldığı..." Kur’ân’ın işaret ettiği mu’cizâta karşı, fennin çok geri kaldığı vurgulanmaktadır. Bu konuda bir iki örnek alabilir miyiz? Bir de bu açıklık ve mesafe kapatılamayacak mıdır?

  8. "Netice-i hilkat-i insaniyeye bilerek yürümek" ne demektir?

  9. İsrâ Sûresi, 88. âyet-i kerîmesinin mealini verip "en parlak i’caz veçhesi olarak Kur’ânın belagatının nazara verilmesi"ni izah eder misiniz?

  10. "Amma, mu'cize-i kübrâ-i Ahmediye (A.S.M.) olan Kur’ân-ı Mu'cizü’l-Beyan ise, tâlim-i esmânın hakikatına mufassalan mazhariyetini.." Buradaki "Mu'cize-i kübrâ-i Ahmediye (A.S.M.) olan Kur’ân-ı Mu'cizü’l-Beyan" ifadesini biraz açıklar mısınız?

  11. "Amma, mu’cize-i kübrâ-yı Ahmediye (a.s.m.) olan Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan ise, tâlim-i esmânın hakikatine mufassalan mazhariyetini, hak ve hakikat olan ulûm ve fünunun doğru hedeflerini ve dünyevî, uhrevî kemâlâtı ve saâdâtı vâzıhan gösteriyor..." izah?

  12. "Ey insan! Şu kâinattan maksad-ı âlâ, tezahür-ü Rububiyete karşı, ubûdiyet-i külliye-i insaniyedir. Ve insanın gaye-i aksâsı, o ubûdiyete ulûm ve kemâlâtla yetişmektir." Burada geçen "ulum ve kemalat" ne demektir?

  13. "Sair enbiya aleyhimüsselâmın mu’cizatları, birer havârık-ı san’ata işaret ediyor. Ve Hazret-i Âdem Aleyhisselâmın mu’cizesi ise, esâsât-ı san’at ile beraber, ulûm ve fünunun havârık ve kemâlâtının fihristesini bir suret-i icmâlîde işaret..." izah?

  14. "Sair enbiya aleyhimüsselâmın mu’cizatları, birer havârık-ı san’ata işaret ediyor." Diğer bütün mucizeleri de bu şekilde düşünebilir miyiz? Yani beşerin en az on bin yıl daha yaşayacağını farzedersek eli hepsine yetişir mi?

  15. "Şu kâinattan maksad-ı âlâ, tezahür-ü Rububiyete karşı, ubudiyet-i küllîye-i insaniyedir." cümlesini açıklar mısınız?

  16. İnsanın gaye-i aksâsı, harika bir şekilde gösterilmiştir. Ahir zamanda ise her şeyin ilme ve fenne döküleceği, ayrıca; belagatın (diplomasinin ve ikna kuvvetinin) mergup bir meta olacağı vurgulanmaktadır. Bu iki konuyu izah eder misiniz?

  17. "Belki otuz üç adet Sözleri, otuz üç adet Mektupları, otuz bir Lem’aları, on üç Şuâları, yüz yirmi basamaklı bir merdivendir,.." Bunlar toplanınca yüz on oluyor; neden yüz yirmi veya yüz otuz adet Risaleler deniliyor?

  18. "Herbir âyetin müteaddid mânalara delâleti muhakkaktır, belki müttefekun-aleyhtir." Buradaki "muttefekun-aleyh" ne demektir?

  19. "Kur’ânın ekser âyetleri, herbiri birer hazine-i kemâlâtın anahtarı ve birer define-i ilmin miftahıdır." cümlesini izah eder misiniz?

  20. "Madem enbiyaya dair olan âyetler, şimdiki terakkiyât-ı beşeriyenin harikalarına birer nevi işaretle beraber, daha ilerideki hududunu çiziyor..." nasıl anlamalıyız, Yusuf (as) icad ettiği saat nerede, şimdiki dijital saatler nerede?

Yükleniyor...